İstanbul’u Bir Turist Olarak Gezmek

0
İstanbul’u Bir Turist Olarak Gezmek
İstanbul’u Bir Turist Olarak Gezmek

İstanbul… Ülkemizin dersek hafife almış oluruz, onun yerine dünyanın en güzel şehri. Uğruna savaşlar verilmiş, fetihler yapılmış bir dünya başkenti. Bunu sadece biz değil İstanbul’u bir turist olarak gezmek için gelen hemen hemen herkes söylüyor.

Ne zaman bir televizyon kanalı muhabirinin mikrofonu İstanbul’da seyir halinde bir turiste ya da turist grubuna çevrilse sorulan o aynı sorunun cevabı genellikle birbirine yakın oluyor: İstanbul’u seviyor musunuz?

İstanbul’da yaşamak ile onu sadece turistik amaçlı gezmek arasında oldukça fark var. İlkinde şehrin eğrisiyle doğrusuyla, derdiyle tasasıyla, komple şehre ait olarak yaşamak, işe gidip gelmek, kalabalığı ile boğuşmak, trafikte sıkışıp kalmak ama bir yandan da mutlu olduğunu hissetmek var. İkincisinde ise bambaşka bir dünya… İstiklal Caddesi’nde atılan bir turun artından Tünel’e varmak, ister oradan dünyanın en eski ikinci yeraltı ulaşım aracı olan Tünel ile ister Galip Dede Caddesi üzerinden salına salına yürüyerek Karaköy’e varmak ve oradaki pek çok seçenekten birisini tercih ederek gezmeye devam etmek…

İstiklal Caddesi
İstiklal Caddesi

Karaköy’den Çıktık Yola, Verdik Pek Çok Yerde Mola

Karaköy’deki seçeneklere bir göz atarsak eğer aklımıza ilk gelen tramvaya binerek Sultanahmet bölgesine ya da Kapalıçarşı’ya gitmek olacaktır. Ancak biz bunu en sona bırakalım. Eski karakoy sokaklarında birbirinden ihtişamlı eski binaların yanında yürüyerek keyfimize, tarzımıza, o anki ihtiyacımıza uygun bir mekân bulabiliriz. Bir küçük kafede kahvemizi ya da çayımızı yudumlamadan önce tarihi bir lokantada ev yemekleri yiyebilir ya da dünya lezzetlerini sunan bir restoranda değişik tatları deneyebiliriz.

Kapalı Çarşı
Kapalı Çarşı

Bir diğer seçeneğimiz ise Galata Köprüsü boyunca, yer yer üzerinden yer yer de köprünün altındaki balık restoranlarının yanından Eminönü’ne varabilir, yol üzerinde akşam yemeği sofralarına çok sağlıklı bir besin olan balığı koyabilmek üzere belki de sabahın erken saatlerinden beri ellerinde oltaları nöbet bekleyen balıkçılarla sohbet edebiliriz.

Galata Köprüsü
Galata Köprüsü

Galata Köprüsü’nden Eminönü’ne vardığımızda sol karşıda bütün ihtişamı ile çok eski bir cami olan Yeni Camii ile karşılaşırız. Valide Sultan Camii ismi ile de bilinen caminin adı ‘’Yeni’’ ama tarihçesi 500 yıl öncesine dayanıyor. 1597 yılında temeli atılan caminin tamamlanması tam 66 yıl sürmüş. Caminin iç avlusunun ortasında yer alan şadırvan ve etrafındaki sütunların üzerine oturtulmuş kubbeleri ile mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olan Yeni Camii turistlerin de çok sıklıkla ziyaret ettiği bir ibadet yeridir.

Yeni Camii
Yeni Camii

Eminönü’nde Balık Ekmek Yedik, Şimdi Nereye?

Eminönü motor iskelesinin yanındaki teknelere kurulmuş mangallar üzerinde günde belki de binlerce balık pişiriliyor ve hem yerli hem de yabancı turistlerin hızlıca karınlarını doyurabilecekleri bir yer olan bu balıkçılarda yanında ayran, turşu ve turşu suyu eşliğinde küçük bir ziyafet çekiliyor. Tam da motor iskelesinin önündeki meydandan kalkan otobüslerle Balat bölgesine gitmek mümkündür. Eski sokakları ve cumbalı evleri ile tarih kokan bir yerdir Balat. Çok bilinen Fener Rum Patrikhanesi de çok turist alan ziyaret mekânlarından.

Fener Rum Patrikhanesi
Fener Rum Patrikhanesi

Karaköy’den gidilebilecek en önemli yerlerden birisinin Kapalıçarşı olduğunu söylemiştik. Ancak bunu, konusu tamamen Kapalıçarşı olan bir başka yazımızda tanıtmak daha uygun olacak sanırız. Kubbeler altındaki çok geniş bir alanda yüzlerce dükkândan oluşan bu alış veriş ve gezinti mekânı da İstanbul ve turizm denince akla gelen ilk ve en önemli yerlerden birisidir. Ancak bunların hepsinden önce, ilk olarak yapmanız gereken şey ise tüm şehirde kolayca ulaşım sağlayabilmeniz ve hemen hemen tüm toplu taşıma araçlarınıza binmenizi sağlayacak olan bir İstanbul Kart edinmek…


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here